18 Ocak 2011 Salı

“ben geldim diye İstanbul ağladı mutluluktan, sonra da içine düştüm elim kanadı.”

“ Hayal-i diyar hayal mi yar” dedirtmedi bana .  ben istanbula hoş geldim, İstanbul beni hoş buldu. Beklediğimden sandığımdan çok çok çok daha fazla hoş geldi diyarım gözlerime. İçime çektim, içine çekti beni. Gözlerime inandım. Doyamadım ama dayanabildiğim kadar adımladım. Ona bakacağım diye önüme bakmamaktan ötürü düştüm dahi. Koştum dinledim zıpladım yürüdüm konuştum baktım gördüm duydum sandım sarıldım anladım sayamadım sayamayacağım… çok zor geldi ama oradan tıpış tıpış dönüvermek. Hoş olan hoş kalır, hoşça kal İstanbul dedim ve ondan çok çok fazla hoşnut kalmış halde bindim bizi kilometre kilometre uzağa taşıyacak tekerlekli alete. Geldim. Hoş kaldım. Orada kaldım. Aklım orada kaldı değil sadece. Bi bedenimi taşıyabilsek ya keşke diye hayırlısını diledim secdede. Duygulandım yine ben.. öyle işte.
Hissediyorum. Güzel bi durup, güzel bi durum. Anlatmam gereken çok şey var. Çok konuşmam gerek. Sana söylüyorum, beni dikkatli dinliyormusun. Slov seviyosun madem, yavaş da konuşurum. Yavaş yavaş söylerim, yavaş yavaş yazarım. Yavaş yavaş oku. Her şey yavaş yavaş oluyor doğru. Bi yerde şöyle bir şey okudum : “zaman göz açıp kapayıncaya kadar geçti.”  Hemen açıp kapadım gözlerimi. İstediğim kadar geçmedi zaman kurti. Kurtul dedim içimdeki en özgür yana. Zamandan kurtul yavru. Bilmiyorum ne kadar becerdi. Hala çok seviyorum uykuyu. Ama var değişiklik benliğimde. Benlik nedir bilirmisin? Mesela kalemliktir kalemi içine koyduğun. Samanlıktır içinde saman bulunan yeri geldi mi seyran olan o sarı mekan. Benlik sendir. Anlıyor musun. Çok anlayışlısın inan ki. Kaç kişi kurduğum cümleden kastettiğimi anlayabilir ki? Çoğu kırgınlıklar bundan oldu bugüne dek. Epey iyisin. Anlaşılmak kıymetli. Doğru ya da yanlış olmasının öyle çok da önemi yok. Birileri bişeyler anlasın da yeter ki. Ya da çalışsın mesela o daha bi güpgüzel. Anlayamasın, anlamak derdi olsun. Ama dert deyince üzülünülen cinsten değil. Karışıklığı severim, çok. Karmakarışık olsun akıllar. Karmaşıktır aşık. Herkes aşık olmalı bence. Bir çok şeye. Ben çok şeye aşığım, aşıldım aşındım hiç şikayetim yoktur efendim. Papatya, çocuk, ihtiyar, teyzem, Kediler, Havva hoca, İstanbul, kumru, mandalina, O. Çok şeye aşık olucaksın, hayat çok değerli olucak göreceksin. Nesef alıcaksın  ve mutlu olucaksın o kadar kolay işte. Yorulucaksın ama koşucak kelimeler ayakların uzandığında bi kanepeye. Sürekli bir şeyler koşacak. Durup baktığında yol almış olduğunu görmenin çok iyi bir yöntemidir bu. Ben düşünüyorum da ( yani kelimeleri koşturuyorum da) birileri yüzünden gözlerin dolduğunda, birilerine sarılmalısın. Sarılcak bir şey bul. Kediler iyidir bu konuda hiç bi şey istemiyosa canın. Gırlarlar onlar. Bana bunu öğretene ve yaşatana teşekkürler, şükürler olsun yahu. Kendine sarıl bazen. Aynaya öyle bir bak ki yansıdığın camlar sana sımsıkı sarılsın kanamadan hiç bi yerin. Öyle yaşamalı. Üzüldüğün hiç bi şey, o sırada mutlu olabileceğin bir şeyden daha kıymetli olmamalı. O zaman değer kıymet bilen biri olmamız gerektiğini söylememe gerek yok. Tahir sami bey’in özel hayatını okumam gerek. İçimdeki birbirinin kuyruğuna takılıp ortaya çıkmak isteyen kelimeleri susturmak zorunda olmam gerek. Bunu yazmak yakışmadı değil mi şimdi bana. Nası çeliştim az önce döktüklerimle. Gördünüz di mi, böyle karışın böyle tuhaf tuhaf bakın isterim bu yazıya ben. Mesela uzatıyorum şuan nası da yapıyorum bak. Nası güzel gülüyorum bugün ah bilseniz. Gözyaşının üzerine çok tatlı tebessümler döküyorum oh mis gibi kokuyor. Bir şeyler yolunda gidiyor bence. Çünkü bir şey gidiyorsa yolu da vardır onun üzerinde bulunduğu. Her şeyin bir yolu yordamı var ki zaten. Gitsin bir şeyler ve gelsin de. Bir şeyler yolunda geliyor. Hoş geliyor her şey. Hoş olmayan ne varsa, bak iyice var içinde hoş bi tarafı. Onu gör ki, hoş görünebil sende. Birileri sana yalandan hoş geldin demesin. Ben gittiğimde ki her hoş geldinin içten olduğunu düşündüğümü itiraf edecek kadar şımarığım şuan. Bu hoş görmeyi bildiğimden. Çok şükür. İnşallah her daim böyle nefes alabileyim, ve hepimiz, gülümseyelim en çok. Şimdi Tahir sami beyin özel hayatını okumayı istediğim için susuyorum. Artık istiyorum da bu yüzden yapıyorum. Çelişmedim gördünmü. Karış tamam mı. Aşık ol tamam mı. Kendine ve her bir şeye iyi bak hoş gör tamam mı.  Kendini de aş, kendine de aşık ol. Benden söylemesi.