8 Ekim 2011 Cumartesi

Hoşçakal










Hoşçakal eşim
Sonbahar kadar,
Dökülecek çıtır, sarı yapraklar kadar
Baktığında gözlerime yansıyan mavisi kadar denizin
Ellerin kadar senin
Mevsimler kadar, hoşça kal sevgilim.

Kapağını sıktığım kavanoz kadar ayakta,
İçindeki nutella kadar hoşça kal.

Boya kokusuna rağmen ki yine de sevgin kadar
"Bir sesini duyarım, gözlerin... " kadar
Hoşçakal

Bir saat uyuyalım mı diye soran dilin,
Bir buçuk saat yumuk kalan gözlerin kadar fazla kal.
Hem yanımda, hem rüyamdalığın kadar faz.

Birazdan kapı çalarmış kadar yakın,
Bir daha yakılmayacak sigara kadar uzaklığa rağmen,
Anınca içinin cız edişi kadar yakın kal.

Bir başka ayı birlikte geçirmek kadar uzun
Bir seksen küsür filan,
Ama ayrı geçen zamanda kısa,
Birlikteykenki kadar zamanın
Hoşça kal.

Ayna kadar aynı kal.
Evet uzasın saçların
Rengarenk sakalların..
Ama baktığın ve (b)aktığım
Gözlerin kadar aynı kal
Bana içmeyi sevdiren en,
Gözlerin ve sıcaklığın kadar kahve kal.

Şimdi mevsim sonbahar.
Sen sarı yapraklar kadar kuru kal.
Ben gökyüzümsü mavilikte nemlensemde kızma.
O da benim zayıf noktam, kilom kadar...
Ama sen en sevdiğim,
Güneş kadar sarı
Bi o kadar kuru kal.
Başucumdaki kuru kadar ayakta,
Rango kadar,
Benim için çocuk menüsü yemen kadar
Hoşçakal.

Kalbim kadar ferah
Tenin kadar sıcak
Üzerindeki yorgan kadar sarı laleli kal.
Gözlerinden öpmek kadar,
Hernerdeysen, hoşça kal.

Ekmek almaya çıkmak kadar,
Başka bişi lazımmı'yı sormak kadar
Nefes alan defteri bulmak kadar
Deniz kenarında,
Bisürü balık tutan bi amcanın ardında
İçimi okumak kadar hoşça kal.

Seni bir daha görene kadar,
Yanlış yerde inmek,
Sabaha kadar uyuyamamak,
Ama en en en
S a r ı lmak kadar
Hoşça kal.

06.10.11

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder