20 Şubat 2011 Pazar

Rü Nil'le konuşuyo...

Küçük şeylerin keşfedicisi
Hawaii şamanlarının bu bahsettiğin 7 cümlesini yazıp çalışma masamda tam karşıma astım. Kulak asmadım, kulağıma astım bu sözleri küpe niyetine.

Hangi rengi en sevdiğime yıllarca karar veremedim mesela. Sarıyı seçtiğimde, onunla en mutlu oluşumdan anlamıştım bu rengi en çok sevdiğimi. Bu “Aloha”nın etkisi ve “Pono” da olduğu gibi, etkisi olduğu için gerçek! Şimdi kitabını alırken hiç düşünmeden ellerim sarı kapaklı olana uzanıyorsa bu “Mana”nın bana yaptırımıdır. Çünkü içgüdü insanın iç gücü bence.
Birlikte mutlu olduğunu seversin ya, sevdiğinle birlikte olmak istersin bu yüzden. Sevdiğini gördüğünde o tüm dikkatini çekiverir üzerine ve “Makia” der ki enerji oraya gider, ellerin ona uzanır. Benim Sarı kapaklı Nil’in Kelebekleri’ni alışımı buna örnek göstermem de bir sakınca olamaz çünkü hiçbir şeyde sınır olmadığı aklınızda “Kala”!
Son madde hakkında şunu söylemek isterim; Sen dünyaya nasıl geldiysen öylesin ya, tıpkı bunun gibi bir “İlke” bu da, dünya sana nasıl geliyorsa öyledir. Yarın sen başka bir gözlük takabilirsin, dünya başka bir kostüm giyinebilir, her şey değişebilir. Dün yüzünde o sivilce yoktu belki, belki dün dünyanın çivisi yerindeydi, yarın belki çıkacak. Şimdi belki yarına anı olacak... Senin derdin anı yaşamak olacak! “Mawa”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder